Anksiyete Nedir?
 

Anksiyete Nedir?

Hepimiz kaygı yaşarız; doğal bir insan halidir ve hayatımızın hayati bir parçasıdır. Bazı zamanlar iş hayatımızdaki bir görüşmeye hazırlanırken kalbinizin hızlı çarptığını hisseder misiniz?Hayat arkadaşınızın ailesiyle ilk kez tanışırken nefes nefese kaldığınızı düşünür müsünüz? İlk çocuğunuzu kucağınıza alma beklentisi içindeyken ter döktüğünüzün farkına vardınız mı? Bu duygular, olası tehditleri değerlendirmemize ve onlara uygun bir şekilde, belki de reflekslerimizi hızlandırarak veya dikkatimizi odaklayarak yanıt vermemize yardımcı olmaktadır. Anksiyete, hafif veya şiddetli olabilen kaygı veya korku gibi bir rahatsızlık hissidir.

Kaygı, "savaş ya da kaç" modunda tehlikeyi belirlememize ve tepki vermemize yardımcı olur. Kaygı her zaman kişiye zarar mı verir? Zorluklarla başa çıkmak için bizi motive edebilir. Peki,kaygının belirli düzeyde avantajları nelerdir? `Doğru` miktarda kaygı;

-Daha iyi performans göstermemize

 -Eyleme geçmeye

-Yaratıcılığı teşvik etmemize yardımcı olabilir.Peki kaygının bize zararları ne olabilir? Kalıcı kaygı, gerçek duygusal sıkıntıya neden olabilir. Hasta olmamıza ve en kötü ihtimalle panik atak, fobiler ve saplantılı davranışlar gibi kaygı bozuklukları geliştirmemize neden olabilir. Bu düzeydeki kaygı, yaşamlarımız üzerinde gerçekten üzücü ve zayıflatıcı bir etkiye sahip olabilir ve hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı etkileyebilir.

Anksiyete ile birlikte baş gösteren bozukluklar çeşitli isimler altında sınıflandırılmaktadır. Bunları hepimiz hayatın herhangi bir anında bir kere bile olsa duymuşuzdur.Eğer bu kaygıları yaşıyorsanız kaygının çok çok farklı çeşitleri vardır.Bu kaygıyı farklı şekillerde yaşıyorsanız aşağıda açıklanan belirtiler içerisinden kaygının hangi türünü yaşadığınızı kendinizde tanımlayabilirsiniz.

·       Panik, vücudun korku, stres veya heyecana karşı normal tepkisinin abartılmasıdır. Panik atak, semptomların aniden geliştiği ve hızla zirve yaptığı yoğun bir korku dönemidir. Panik ataklar, bir tür “duygusal kısa devre” olarak tanımlanmıştır.

·       Fobi, belirli bir nesne veya duruma karşı yoğun ve mantıksız bir korkudur, öyle ki, onu yaşayan kişiyi ondan kaçınmak için büyük çaba sarf etmeye zorlar. Fobiler, zararlı şeyler veya risk oluşturan durumlarla ilgili olabilir, ancak zararsız durumlar, nesneler veya bazen hayvanlarla da ilgili olabilir.

·       Agorafobi genellikle açık alan korkusuyla ilişkilendirilse de, ana özelliği yoğun kaygının, kaçışın zor veya potansiyel olarak utanç verici olarak algılandığı veya yardımın kolayca sağlanamadığı durumlarda panik tepkisini tetiklemesidir; aslında, bu tür krizler genellikle kapalı alanlarda meydana gelir.

·       Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) veya sendromu, askeri savaş, fiziksel şiddet veya doğal bir afet gibi günlük deneyimlerin dışında oldukça stresli bir olaya verilen psikolojik bir tepkidir.

·       Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) nüfusun yaklaşık %2-3`ünü etkiler ve istenmeyen, araya giren, ısrarcı veya tekrarlayan düşünceler, duygular, fikirler, duyumlar (takıntılar) veya hastayı bir şeyler yapmaya zorlayan davranışlar (zorlantılar) ile karakterize edilir.

·       Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) en sık teşhis edilen anksiyete bozukluğudur ve genellikle genç yetişkinleri etkiler. Kadınların etkilenme olasılığı erkeklerden daha yüksektir. Anksiyete duyguları normal olmakla birlikte, YAB`si olan kişiler, günlük yaşamlarını etkileyecek kadar onları kontrol etmekte zorlanırlar.

Anksiyete bozukluklarının nedenleri bilinmemektedir, ancak araştırmalar, genlerin ve çevresel streslerin bir araya gelmesinin riskleri artırdığını göstermektedir. Peki hangi durumlarda anksiyeteden söz etmek mümkündür?

Genel Anksiyete Belirtileri

Genel anksiyete nedir? Peki genel anksiyeteyi nasıl tanırız? Anksiyete bozukluğu olan kişiler, günlük yaşamlarında, kişisel sağlık, iş, sosyal etkileşimler ve günlük rutin yaşam koşulları gibi bir dizi şey hakkında aşırı endişe veya korku gösterirler.

Genel anksiyete bozukluğu belirtileri şunları içerir:

·       Huzursuz, gergin veya gergin hissetmek

·       Kolay yorulma

·       Konsantre olmakta güçlük çekme; zihin boş gidiyor

·       Sinirli olmak

·       Kas gerginliğine sahip olmak

·       Endişe duygularını kontrol etmede zorluk

·       Uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte zorluk, huzursuzluk veya tatmin edici olmayan uyku gibi uyku problemleri yaşamak

Aktarılan semptomlar ve benzeri rahatsızlıklar, sizin veya çevrenizdeki insanların yaşamında en az altı ay boyunca tekrar ediyor ise artık anksiyeteden bahsetmek mümkün olmaktadır. Böyle bir durum gerçekleştiğinde ise vakit kaybetmeden profesyonel bir destek almak sizin ve çevrenizdekilerin sağlığı açısından önemlidir.

Yetişkinlerde Anksiyete

Kişi herhangi bir yaşta herhangi bir türde anksiyete bozukluğu geliştirebilirken, yetişkinlerde fobiler, panik bozuklukları ve yaygın anksiyete bozuklukları teşhisi konması daha yaygındır. Genç yetişkinlerde ve gençlerde yaygın olan ve çocuklarda bulunmayan bir anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğudur.

Yetişkinlerde çocuklarda daha az görülen anksiyete belirtileri arasında gergin kaslar ve karın ağrıları bulunur. Bir yetişkin, küçük çocuklarda daha az olası olan başa çıkma mekanizmaları olarak uyuşturucu veya alkole de başvurabilir. Ayrıca çocuklarda anksiyete bozukluklarını teşhis etmek için yetişkinlere karşı farklı kriterler kullanır. Örneğin, çocukların yaygın anksiyete bozukluğu teşhisi konması için yalnızca bir semptom göstermesi gerekirken, yetişkinlerin teşhis için en az üç semptom göstermesi gerekir.

Anksiyete ile ilgili aktarılan bilgiler ışığında, rahatsızlığın ne olduğunu, belirtilerinin neler olduğunu , türlerini ve yetişkinlerde nasıl göründüğünü öğrendik. Peki bu rahatsızlıklarla başa çıkamaz mıyız ? Elbette ki bu rahatsızlıklarla başa çıkmak için yapabileceğimiz birçok şey mevcuttur.

İnsanlar Kaygılarıyla Nasıl Başa Çıkıyor?

Araştırmalarda elde edilen bulgular kaygı yaşayan insanların yaklaşık beşte birinin bununla başa çıkmak için hiçbir şey yapmadığını göstermektedir. Fakat başa çıkmaya çalışanların en sık kullandıkları sosyal çevrenizle iletişim kurmak,yürüyüşe çıkmak ve fiziksel,gevşeme ve nefes egzersizleri yapmak olduğu belirtilmiştir. İnsanların birçoğu kendilerini dünyadan saklayarak kaygılarıyla başa çıkarken, kimileri de içki ve sigara gibi zararlı alışkanlıklar vasıtasıyla kaygılarından kurtulmaya çalışmaktadır. Ayrıca yemek yeme alışkanlıkları açısından da rahat yemek yemenin, insanların dörtte biri tarafından kaygı duygularıyla başa çıkmak için kullanıldığı görülmüştür. Yemek yiyerek kaygılarıyla başa çıkmaya çalışanların daha çok kadınlar ve gençler olduğu ifade edilmektedir. Tabi ki bu başa çıkma stratejileri aşırıya kaçtığında, farklı sağlık problemlerinin oluşmasına da yol açabilmektedir.

Yapılan araştırmalarda, her on kişiden birinden daha azının kaygıyla başa çıkmak için aile doktorundan yardım istediği tespit edilmiştir. Ancak daha sık kaygılı hissedenlerin bunu yapma olasılığı daha yüksektir. İnsanlar çeşitli nedenlerden dolayı kaygıları ile kendileri başa çıkmaya çalışsalar da bunun bir sağlık problemi olduğunu unutmamak ve vakit kaybetmeden destek almak gerekmektedir.  Kaygı ile baş edebilmekte zorlandığınızda ve yaşamınızdaki işlevselliği bozduğunu hissettiğiniz zamanlarda uzman psikologlar tarafından destek almanız önerilebilir.

Kaygı her zaman vardı ve var olmaya devam edecek. Ama unutmayın ki siz her türlü kaygıdan daha büyüksünüz. Hepinize bu gerçeği unutmadığınız, mutlu sağlıklı ve huzur dolu bir yaşam diliyorum.

 

Psikoloji Öğrencisi Gözde TOPRAK 

KAYNAKÇA

https://www.pyramidhealthcarepa.com/anxiety-kids-adults/

https://www.additudemag.com/anxiety-disorders-in-adults-symptoms/

https://manhattanpsychologygroup.com/anxiety-in-adults/

https://www.sabriburhanoglu.com/kaygi-korku-ve-endise-nedir-farklari-nelerdir

https://headspace.org.au/young-people/what-is-anxiety-and-the-effects-on-mental-health/

 

 

 

 

MAKALELER