Okul başarısızlığının sebepleri nelerdir?

·         Bilgisayar oyunları ve televizyon, öğrencilerin vaktini fazlaca harcayıp sorumluluklarını aksatmalarına yol açar.

 

·         İlgisizlik, motivasyonun düşük olması ders çalışmak istememesine neden olur.

 

·         Hedefin çok büyük ya da çok küçük görülmesi yani "Ben çalışsam da yapamam, bunu kimse yapamaz." ya da "Yapmayı istesem çok basit ama istemiyorum." vb düşünceler ile çalışma konusundaki yetersizlik örtülmeye çalışılır.

 

·         Ders çalışmayı seven, başarılı arkadaşlar çalışmaya teşvik ederken; ders çalışmayan arkadaşlar da çalışmama konusunda dolaylı bir mesaj verir.

 

·         Başka alanlara yönelerek başarısızlığı örtebileceğine inanmak okul başarısızlığının devam etmesini tetikler. Örneğin, bilgisayar oyununda çok iyi bir skora ulaşmaya çalışır ve böylelikle başarılı olma duygusu yaşamayı hedefler.

 

·         Güven eksikliği yaşayan bir öğrencide gerekli iradede azalma olur ve derslerde olan başarı aksar.

 

·         Aşırı disiplin, çalışma sırasında yeterli molanın verilmemesi, sık sık ders çalışmaya zorlanmak, baskıcı-müdahaleci tutumlar çocuğu derslerden uzaklaştırabilir.

 

·         Öğrencinin sorumluluk bilinci az ise çevresindekilere sinirlenerek görevlerini aksatmaya çalışır.

 

·         Zamanı iyi değerlendirememek ve plan yapamamak vaktini etkili kullanamamaya ve dolayısıyla başarısızlığa neden olabilir.

 

·         Yıkıcı rekabet çocuğu mutsuzluğa ve başarısızlığa sürükler.

 

·         Sık sık "Hava çok güzel bugün gezeyim, yarın çalışırım." vb ertelemeler ya da "Biraz başım ağrıyor.", " Canım sıkkın.", "Bu ders çok sıkıcı ve zor." gibi bahanelere sığınarak çalışmamak başarıyı olumsuz etkiler.

 

·         Ders dışı faaliyetlere çok fazla vakit ayırmak çocuğun dikkatini dağıtarak derse karşı ilgisini azaltabilir.

 

·         Okulu sevmemek, arkadaşları ile çatışmalı iletişim, öğretmenler ile yaşanan zorluklar başarılı olma oranını negatif yönde etkiler.

 

·         Çalışma süresinin olması gerekenden daha kısa olması ve yeterli gelmemesi de beklenen başarıya ulaşmayı engeller.

 

·         Çalışma ortamının uygun koşullarda olmaması çocuğun motivasyonunu düşürür ve başarısızlığın kaynaklarından birini oluşturabilir.

 

·         Dikkat eksiklikleri, öğrenme güçlükleri, zeka sorunları, kaygı ve stres, kişilik problemleri, uyku ve yeme bozuklukları, davranış bozuklukları, depresyon ve duygu durum problemleri, madde kullanım bozuklukları gibi psikiyatrik sebepler de okul başarısını düşüren diğer faktörlerdir ve psikiyatrik problemler için bir uzmana başvurmak en doğru adımdır.

 

 

Okul başarısını arttırmak için neler yapılabilir? 

 

·         Çalışma ortamı öncelikle temiz, havadar ve gürültüden uzak olmalı, dağınık ve sıkışık olmayacak şekilde düzenlenmelidir. En iyi çalışma alanı ışığı 75 Watt`lık bir ampulün ışığıdır.  Açık renk eşyalar tercih edilmelidir. Çalışma masası yüzeyi için hiperaktif ve bu sebeple de konsantrasyon sorunu yaşayan çocuklar için koyu yeşil; yorgunluk ve dolayısı ile dikkatsizlik hakim ise portakal rengi tercih edilebilir.

 

·         Çocukla okul hakkında sohbetler yapılabilir, onu dikkatle dinleyerek "Anlaşıldım." duygusunu hissetmesi ve kendisini aile sohbetlerinin değerli bir üyesi olarak değerlendirmesi sağlanabilir.

 

·         Herhangi bir akademik alana ilgi duyuyorsa, örneğin matematiğe ilgisi var ise mental aritmetik dersleri, satranç gibi ekstra takviyelerle desteklenebilir.

 

·         Eğer çocuğun sıkıcı bulduğu bir ders ya da konu varsa çocuğa bunun eğlenceli yanını göstermek gerekir. Örneğin matematikten hoşlanmayan bir çocuk için, matematiği gündelik yaşama dahil etmek, sayıları daha nesnel kılmak etkili olabilir.

 

·         Herhangi bir derste başarılı olmakta zorlanıyor ise yardım edilebilir, ihtiyaçlarını anlatmasına fırsat verilip, onun için neler yapılabileceği üzerine etkili iletişim kurulabilir.

 

·         Çalışması için destekleyip, gerekli imkanlar sağlanırken; performans kaygısı yaşamasını engellemeye çalışmak, aldığı notlar ile onu yargılamamak gerekir.

 

·         Aşırı müdahaleci bir tutumdan uzak durulmalı, kimseyle karşılaştırma yapılmamalı, "Tembelsin!", "Sen zaten çalışmayı sevmezsin!" gibi etiketlemelerden uzak durulmalıdır.

 

·         Öğrenmeyi keyifli hale getirerek çocuğun duyduğu stres ve kaygı azaltılmaya çalışılmalıdır.

 

 

Uzm. Psk. Funda Egeli Bora

PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi

 

 

 

 

MAKALELER