Zihinsel Engelli Bireylerde Ergenlik
 Ergenlik Dönemini Anlamak

Zihinsel Engelli Bireylerde Ergenlik

 

 

Ergenlik nedir?

 

Yetişkinliğe geçişteki ilk aşamadır. Ergenlik değişim ve büyümek demektir. Başkalaşımın yaşandığı çocukluktan erişkinliğe dönüşümün gerçekleştiği bir dönemdir. Genellikle kızların ergenlik dönemi 10-12 yaşlarında başlar, erkeklerin de 12-14 yaşlarında başlar. Ergenliğin ne zaman sonlandığı da kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Ergenlik dönemi zihinsel engellilerde diğer bireylere nazaran daha uzun sürer. Bunun sebebi de zihinsel engelli bireyin aile üyeleri ile yaşaması ve yetişkin bireysel yaşama engelinden ötürü geçememesidir.

 

 

Fizyolojik Değişimler

 

Ergenlik kendini vücutta ani değişimlerim meydana gelmesi ile gösterir. Boy uzaması görülür. Kızların vücudu yuvarlaklaşır, erkeklerin vücutları daha erkeksi şekle gelir. Sesler değişir. Tüylenme görülür. Tüylenmenin miktarı ve bölgesi cinsiyete göre farklılık gösterir. Kızlar adet görmeye başlar, erkeklerde uyku esnasında boşalma (gece boşalması) görülür.

Kişinin bedenindeki bu değişimlere uyum sağlaması genellikle strese sebep olur.

Kişi artık çocukluk bedeni yerine cinsel kimliği vurgulayan kadın/erkek bedenine sahip olmuştur. Değişen bedeninden ötürü utanma hissi ve bedenini gizleme ihtiyacı görülebilir. Bedenini başkalarıyla kıyaslama ve beğenmeme ergenlerde sıklıkla görülür.

 

 

Cinsel Değişim

 

Cinsellikle ilgili konulara ilgi ve merak başlar. Cinsel isteğin uyanması ile birlikte kendi kendini cinsel olarak tatmin (mastürbasyon) davranışı görülür. Ergenlikte mastürbasyon davranışı normaldir. Zihinsel engelli bireyler sıklıkla ve sosyal ortamlarda görülen mastürbasyon davranışı gösterdiğinde kontrol etmesi için bireye özel eğitim verilmelidir. Eğitimle engelli bireyin cinsel dürtülerini sosyal ortamlarda kontrol etme becerisi sağlanamazsa psikiyatristten destek alınmalıdır.

Cinsel dürtülerin artması ile birlikte ergenlikte aşık olma görülebilir. Duygusal yoğunluk fazla olduğu için ergenlik dönemindeki aşklar da genellikle tutkuludur. Karşılıksız ve imkansız aşklar bu dönemde görülen yaygın duygusal sorunlardır.

 

 

Aile İçi İlişkiler ve Kimlik Gelişimi

 

Ergenliğin en büyük sorunlarından biri gencin kimlik gelişimini gerçekleştirmesidir. Kişi “Ben kimim?” sorusunun yanıtını bulmaya çalışır. Kimliğin oluşmasında yaşıtların ve özdeşim kurduğu bireylerin katkısı büyüktür. Bunun yanı sıra herkesten farklı özgün olma ihtiyacı da ergenlik döneminin özelliklerindendir.

Ergen kendi bireyselliğini ve kimliğini ispatlama eğilimindedir. Bundan dolayı asilik ve zaman zaman ailesine karşı gelme eğilimi görülür. Ebeveynleri ile erken çocukluk döneminde çatışmalı ilişkiler yaşamışsa bu ilişki ergenlik döneminde de görülecektir. Bundan kaçınmak için kişi ailesinden uzaklaşır ve kendine idol olarak benimsediği kişilerle özdeşim kurmak ister. Bu idol kişiler ergen kişi için karizmatik ve popülerliği olan kişilerdir.

 

Ergenlik döneminde kişi kendi kimliğini gerçekleştirmek için kendisine benzeyen arkadaş çevresi içine girer. Sosyal medya araçları sayesinde ortak ilgi ve zevklerinin olduğu gruplara sanal ortamlarda da girebilir, arkadaşlıklar edinebilirler. Bu arkadaş çevresinin fikirleri artık onun için ailesinden daha değerlidir.

Zihinsel engelli bireyler engellerinden ötürü ergenliğin getirdiği aileden biraz uzaklaşıp bağımsızlaşma deneyimini genellikle yaşayamazlar. Bu sebeple onların ergenliği aileleri ile çocukluk döneminde olduğu gibi sıklıkla iç içe oldukları bir dönemdir. Bu iç içelik fazlalaştığında da anne-baba ile çatıştığı ya da içten gelen dürtülerini bastırıp ebeveynleri ile aşırı uyumlu olduğu görülebilir.

Zihinsel engelli bireylerin arkadaş ortamları kısıtlı olduğundan onlar için daha çok özel eğitime gittikleri ortamdaki kişiler, genellikle öğretmenleri özdeşim kurdukları ve davranışlarını örnek aldıkları idol kişidir.

 

 

Duygusal Değişimler

 

Tüm değişimler değerlendirildiğinde görünen odur ki ergenlik döneminde çocukluk döneminin durağanlığı artık sona ermiştir. Cinsel dürtülerin canlanması ile birlikte ergen kişi içten gelen dürtülerini kontrol altına almak için oldukça çaba sarf eder. Dürtülerini kontrol etmek için dürtülerini aşırı derecede bastırabilir. Bunun sonucunda iç gerilimi artar. Dürtülerini kontrol edemeyerek gerilimini dışarı yöneltirse asi ve saldırgan davranışlar sergileyebilir.

Sonuçta toplumsal kurallar ve kendi içinden gelen dürtüsel istekler arasında bir denge oluşturmaya çalışır. Hem toplum tarafından konulan kuralları benimseyip içselleştirmeye çalışırken hem de onları eleştirip değiştirmeye çalışır.

 

Tüm bu iniş çıkışlarla birlikte duygulardaki ani iniş çıkışlar da sıklıkla görülür. Kendini çok mutlu hissederken bir anda üzgün hissedebilir. Duygusal anlamda yaşanan yoğunluğun sonucunda kimi ergenlerde depresyon ve kaygı bozuklukları gibi psikiyatrik rahatsızlıklar da görülebilir. Kendine zarar verme davranışı ve intihar girişimi de bu dönemde diğer gelişim dönemlerine kıyasla daha sıklıkla görülen sorunlardır.

 

 

Ergenin yaşadığı ruhsal sorunlarla ilgili olarak ebeveynler çocuklarına nasıl davranması gerektiği konusunda bocalayıp psikologdan destek almak isteyebilir. Ancak ergen ve ailesi arasındaki ilişki yoğun çatışmalı bir hale geldiyse ve ergende bazı psikiyatrik rahatsızlıklar görülüyorsa, ergenin de terapisti ile işbirliği yapıp destek almaya istekli olması oldukça önemlidir. Eğer ergen kişi zihinsel engelli ise öncelikle ailenin danışmanlık desteği alması önemlidir.

 

 

 

Uzm. Klinik Psikolog Gizem Bodur

PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi

 

 

 

 

MAKALELER