Sanal İlişkiler : Hiç Görmediğiniz Bir İnsanı Sevebilmeniz Mümkün Mü?

Son yıllarda sosyal paylaşım sitelerinin artışı ile birlikte kendini gösteren internet, bağımlılığın yanı sıra uzaktan yaşanan ilişkileri, nam-ı diğer sanal ilişkileri beraberinde getiriyor. Siber ilişki olarak da tanımlanan bu ilişki türünde çiftler birbirini hiç görmeden konuşmaya başlıyor ve bir süre sonra söz konusu paylaşımlar ilişki adını alıyor.

 

Peki nedir sanal ilişki?

Uzaktan görmeden, dokunmadan, sevebilmek mümkün müdür sahi?

 

Sanal İlişki Gerçek mi Sanal mı?

Sanal ilişkiler, insanları internet üzerinden tanıştırmayı hedefleyen, karakter özelliklerine göre eşleştirme yapan web siteler üzerinde veya Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde başlıyor. Taraflar kimi zaman bir buluşma ile bunu gerçek hayata taşıyor, kimi zamansa uzaktan uzağa yaşanan bir ilişki olarak kalıyor.

Onu ilk önce Twitter’da gördüm. Sonra Facebook, Whatsapp derken uzun uzun konuşmaya, sürekli mesajlaşmaya başladık. Onunla konuştuğum her an kendimi iyi hissetmeye başladım. Beni öyle güzel dinliyordu ki… Onu hiç görmedim oysa. Yaşadığım ilişkinin normal olmadığını biliyorum, bunun adına ilişki denir mi onu da bilmiyorum.”

 

Görmeden, dokunmadan, yaşansa da sanal aşklar; yaşayanlar için bir anlamı var. Kimi zaman yalnızlığı paylaşmak adı, kimi zamansa mutluluğu, hüznü, yaşanılan her anı. Saatler boyunca süren telefon görüşmeleri, e-mailler, anlık mesajlaşma sağlayan programlar ve diğerleri. Yaşanan siber (sanal) ilişkilerin ortak noktaları oluyor. Yaşanan bu ilişkilerde çiftler kimi zaman birbirlerini sadece fotoğraf karesinde görmelerine rağmen, duygu ve düşüncelerini içtenlikle paylaşabiliyor.

 

İnterneti gerçek olmayan sanal alem olarak tanımlamak aslında bir yanılsama. İki insan arasında internet aracılığı ile de olsa yaşanan ilişkileri de sanal ilişki olarak nitelendirmek ise yalnızca bu yanılsamanın bir türevi. Taraflar birbirlerine karşı dürüst olduğu sürece yaşanılan ve paylaşılan her şey gerçek. Görme, dokunma gibi duyulardan yoksun olan bu ilişkilerde taraflar birbirlerinin duygu ve düşüncelerine daha çok önem veriyor.

 

Araştırmalar da bu durumu destekler nitelikte gelişiyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre; online flörtün (sanal ilişkilerin) mutlu bir evlilikle sonuçlanma olasılığı diğer ilişkilere göre daha yüksek. Üstelik sanal ortamda ilişkiye başlayan çiftlerin boşanma ihtimali %25 daha az. Araştırmayı gerçekleştiren uzmanlara göre bunun nedeni sanal flörtte kişilerin birbirlerinin sözlerine, düşüncelerine ve özelliklerine daha fazla odaklanması. 26 yaşında, bir buçuk senelik evli bir kadın duygularını şu şekilde dile getiriyor:

 

Eşim ne bir arkadaşımın arkadaşıydı, ne de yolda gördük karşılaştık. Onunla internette tanıştık. Uzun uzun sohbet ettik önce, ortak noktalarımızı keşfettik bu süreçte. Daha sonra bir gün buluşmaya karar verdik ve bu tanışıklığımızı bir buluşma ile taçlandırdık. Onu ilk gördüğüm anı unutamıyorum. Telefonda saatlerce sohbet ettiğim o adam… Karşımdaydı. O an anladım ki; o hayatımın geri kalanını birlikte geçirmek istediğim insan.”

 

Uzaklardaki Yakışıklı Prensim..

Taraflar her zaman dürüst olmayabiliyor sanal ilişkilerde. Klavyenin bir ucunda, karşısındaki insanın onu hiç görmeyeceğinin verdiği güvence ile kendisini dilediği gibi tanıtması mümkün. Yine aynı şekilde karşı tarafın da sizi gözünde olduğunuzdan daha mükemmel olarak canlandırma olasılığı yüksek. Yan yana geldiğinizde belki en ufak bir hareketinden dolayı görüşmek istemeyeceğiniz bir insan, uzaktayken her şeyiyle mükemmel olarak kalabiliyor hafızanızda. Belki de o, o kadar da kusursuz değil; onu gözünüzde siz öyle canlandırıyorsunuz. Çünkü siz onu, onun size verdiği cevaplar ile tanıyorsunuz. Bu yüzden internette tanıştığınız bir kişi ile olan ilişkinizi, uzun süreli bir ilişki boyutuna taşımak istiyorsanız, olabildiğince erken bir zamanda yüz yüze görüşmeniz onu daha iyi tanımanız açısından büyük önem taşıyor.

 

Neden Sanal İlişki ?

Bir gün internetten biri ile tanışıp, ona âşık olabileceğim aklıma gelmezdi. Kendisini yalnız hisseden bir insan da değilim. Facebook, Twitter gibi siteleri bir eş bulmak amacıyla da kullanmıyordum açıkçası. Fakat onun fotoğraflarını görmek bile bana yetti. İlk görüşte aşkın belki de 21.yüzyıldaki hali budur. Yüz yüze hiç görüşmediğim bu insanın beni saatlerce dinlemesi, beni anlıyor oluşu, fikir ve düşünceleri, ortak noktalarımız, konuşmalarımız beni ona bağladı.”

 

Okulda, yolda, sokakta veya iş yerinizde birini uzaktan görür; ona karşı bir şeyler hissetmeye başlarsınız. Belki de bu kişi bir arkadaşınızın arkadaşıdır, bir yerde karşılaşmışsınızdır. O andan sonra zihninizi meşgul etmeye başlar. Ona olan duygularınızı belli etmek istersiniz. Bu genellikle ilişkiler için normal bir başlangıçtır.

 

Sanal olarak nitelendirilen ilişkiler genellikle bir arkadaşınızın arkadaşı değildir. Onu yolda, sokakta değil; bilgisayar ekranında görmüşsünüzdür. Belki bir fotoğrafı, birkaç sevdiği söz ya da kişisel özelliklerine dair bir iki ufak ayrıntı. Yaşadığınız şehirden kilometrelerce uzakta olabilir, belki bambaşka bir ülkededir. Bu durum ise eğer internet ortamındaysanız tanışmanıza engel değildir. Sanal aşklar böyle başlar.

 

Her iki durumu ele aldığımızda, insanlar internetten tanışılan kişiye karşı ön yargı ile bakar. Kimdir? İyi mi yoksa kötü niyetli biri midir? Bu kişi bir çok defa sorgu odasına alınır, sorgulanır. Gerçek şudur ki: İnternette tanıştığınız kişinin sizi rahatlatacak bir referansı yoktur. Onu sorduğunuz sorularla ve kendi cevaplarınızla tanırsınız. Yolda karşılaştığınız, okulda gördüğünüz, o çok beğendiğiniz kişinin sizi üzme ihtimali gibi, internetteki bu kişinin de size zarar verme olasılığı da vardır. Yüzünü bile gerçekten görmediğiniz bu kişi size baştan sona bir senaryo yazarak, istediği kimliğe bürünebilir. Kendisine ait olmayan bir fotoğrafı size göndererek, ait olmadığı bu suretle sizin hayallerinizde yer edinebilir.

 

İlişki uzmanı Steve Nakamoto “Men Are Like Fish” isimli kitabında online flörtü, “Görmeden bir şey almak gibidir.” diye nitelendiriyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Bilgisayar ekranının ardına saklanmış insan çok güzel, başarılı, bekar yani tam anlamıyla harika görünebilir. Ama gerçek anlatılandan çok farklı olabilir. Eski fotoğraflardan, abartılı anlatılandan şüphelenin. Dürüst olmasını talep edin, ama yine de sonuna kadar tedbiri elden bırakmayın. İnternetten kısa bir tanışma sağlamak için uygun bir yol olarak yararlanın. Sonrasında yüz yüze tanışıp birbirinizi yavaşça tanımaya ve hoşlanıp hoşlanmayacağınızı anlamaya çalışın.””

 

İnternette biri ile tanışmanın genellikle bir özel sebebi yoktur. Kimi zaman kişinin sosyal yaşamındaki rutinlikten şikayeti, kimi zaman çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkilerde başarısızlıklar, internet aracılığı ile bir çok insana ulaşabilme olasılığı, onu sanal olarak nitelendirilen bu başlangıca yönlendirebilir. Önemli olan ise internet aracılığı ile başlayan bu ilişkinin sosyal yaşamda bir değer kazanması.

 

Eğer Sanal Bir İlişki Yaşıyorsanız..:

- Size karşı dürüst olup olmadığından emin olmaya çalışın. Araştırın, sorun, sorgulayın.

- Ona karşı daima dürüst olun.

- Nasıl ki, yolda tanıştığınız bir insanın size karşı kötü niyet besleme olasılığı olduğu gibi internet üzerinde tanıştığınız insanın da böyle bir düşünce içinde olabilme ihtimalini daima göz önünde bulundurun.

- Yaşadıklarınızın ve paylaştıklarınızın gerçek olduğunu unutmayın.

- İnternet aracılığı ile görüştüğünüz süreci onun duygu ve düşüncelerini tanımak için değerlendirin.

- Güvenilir biri olmadığından şüpheleniyor, ona karşı tedirginlik yaşıyorsanız paylaşımlarınızı sınırlı tutun.

- Karşı taraf ile yaşadığınız her şeyin sosyal hayatınızı doğrudan etkileyebileceğini asla unutmayın.

 

Eğer Sizinle Görüşmek İstemiyorsa..

İnternet aracılığı ile başlayan ilişkilerde, sorun haline dönüşebilecek bir nokta ise karşı tarafın yüz yüze görüşmekten kaçınmasıdır. İnternet aracılığı ile görüşme süresinin uzaması ilişkiyi sorunlu hale getirebilir ve sosyal yaşantısını doğrudan etkileyebilir. İlişkinin başındaki merak, heyecan duygusu zamanla saplantı haline gelebilir. İki tarafın ya da taraflardan birinin görüşmekten kaçınması yaşanan ilişkide bir sorun olduğunu gösterir çoğu zaman. Görüşmek istemeyen insanın ya kendisi ile ilgili verdiği bilgiler yanlıştır ya da bazı kaygıları vardır.

İnternet ortamında, yüz yüze görüşmeden uzun süre ilişkiyi yürütmek de oldukça sakıncalı hale gelebiliyor. Hayallerin ve beklentinin artması, kişinin hayal kırıklığına uğramasına zemin hazırlayabiliyor.

Hiç görmediğiniz, dokunmadığınız bir insana âşık olmanız mümkün. Fakat asıl sorun geçen zamanın ardından yüz yüze gelinmediğinde başlıyor. Hayalini kurduğunuz bir kişi var, ona anlamlar yüklüyor, çeşitli nitelikler kazandırıyor ve âşık oluyorsunuz. Asıl olan hayalimizdeki kişi ile gerçek hayatta var olan kişinin aynı olup olmadığı. Eğer gerçekten zihninizdeki kişi ile gerçekte var olan kişi aynı ise sorun yok, fakat çok farklıysa, karşı taraf görüşmekten kaçınıyorsa sonunda hayal kırıklığı, ruhsal bir çöküntü yaşanılması kaçınılmaz bir gerçek olabiliyor ve bir uzmandan yardım almak gerekebilir.

 

Uzm. Klinik Psk. Merve ÖZEN

 

 

 

 

MAKALELER